Pasif Agresif Çalışma Hayatı
İş hayatı pasif-agresif davranışa sahip kişilerle dolu. Öfkelerini ve kızgınlıklarını kendilerinden bekleneni yapmayarak gösteren pasif agresifler, kendilerine verilen işi bir şekilde geciktirir, sabote eder, işi yokuşa sürerler. Bu kişilerle başa çıkmak için sabırlı, net ve açık olmak gerekir.
Sürekli işi yokuşa süren, geciktiren, işi sabote etmeye çalışan iş arkadaşları... Tanıdık geldi mi size de? İş dünyası pasif-agresif kişilik yapısındaki çalışanlarla dolu. Öfkelerini ve kızgınlıklarını dolaylı olarak yani kendilerinden bekleneni yapmayarak gösteriyorlar. Pasif agresiflerle başa çıkmak için öncelikle 'sabırlı' olmanız gerekiyor.
Pasif-agresifler, kendilerinden beklenenlere, istenenlere asla açık bir şekilde karşı gelmezler. Ama isteksizlikleri, öfkeleri ve saldırganlık duyguları daha çok pasif direnişli davranışlarla, bir nevi savunma mekanizması olarak ortaya çıkar.
Çocukluktan gelen ve otomatik hale gelmiş bu davranış biçimi kişilerin savunma mekanizmalarını destekler. Eğer işe ve ilişkilere çok yansıyan problemli bir durum oluşmuşsa, bu kişilere yardım alması önerilebilir. Çevresindeki kişilerin bu süreçte sabıriı olması gerekir. Psikolog Özge Berçin Keleş, pasif agresiflerle başa çıkmanın yollarını şöyle sıralıyor:
Pasif agresifler en çok şeffaf uygulamaların olmadığı, sınırların, kuralların net olmadığı dolayısıyla 'yoruma açık' ortamlardan beslenirler. Bu kişilere açık ve direkt olunmalı.
Olumsuz sonuçlanan bir durumun hemen ardından kişiye net geribildirim vermeli.
'Keşke böyle yapmasaydın' gibi çözüm içermeyen veya 'Nasıl böyle davranırsın gibi suçlayıcı ifadeler yerine, 'Bundan sonra mutlaka şu şekilde hareket etmeni bekliyorum,' gibi net yönlendirmeler yapılmalı.
Kontrollü ve soğukkanlı olmalı; pasif-agresif davranışı eleştirirken kendimizi aynı şekilde davranır bulmamalıyız. Ayrıca pasif-agresif kişilerin sert bir çıkışı silah olarak kullanabilecekleri de unutulmamalı.
Hürriyet İK / 29.03.2015
Haberin devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
Son yıllarda ekonomik, sosyal ve teknolojik alanda yaşadığımız değişimlerin yanında özellikle İnsan Kaynakları yönetimi açısından şirketlerin...
Aileye yeni bir bireyin katılımıyla başlayan babalık keyfi, sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Baba olmaya karar vermeden önce bebek bakımının getireceği ...
Çocuklarda hayvan sevgisini geliştirmek amacıyla projelendirilen Goody Çocuk Tiyatrosu'nun "Bir Dostluk Hikayesi" adlı müzikli çocuk oyunu bir ev ...
Davranış Bilimleri Enstitüsü (DBE) 17 Ağustos 1999'da merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan Marmara depreminin 20. yılı dolayısıyla "20 Yıl ...
İlginizi Çekebilir :
Kuşkusuz baba figürü tüm kültürlerde güven ve otorite anlamına geliyor. Ancak babaların kız çocuklarına sergiledikleri tutumlarla erkek çocuklarına olan...
Anaokuluna hazır mısınız? Bu sonbahar ben de “çocuğu anaokuluna giden anneler kulübü” üyesi oluyorum. İlk defa neredeyse tam gün ayrı kalacağız ...
Artık hem dünya çocuk edebiyatında, hem de Türkiye'de mesaj kaygısız çocuk kitapları yazılıyor, okunuyor. Kitaba kutsal muamelesi yapmak da yok. Kitap...
Klinik psikolog, Davranış Bilimleri Enstitüsü Kurucu Başkanı Emre Konuk, salgının getirdiği kısıtlamaların “travmatik” olmadığını belirterek ...









