Kurumsal Gelişim Merkezi

İK liderlerinin daha insani bir kurum yaratmalarının 6 Yolu

İK liderlerinin daha insani bir kurum yaratmalarının 6 Yolu

Tarihsel olarak iş stratejileri, üretim ve iş çıktısına odaklanmıştır. İnsan sermayesi amaca ulaştıran adımdan fazlası olarak görülmemiştir. Tim Leberecht’in de belirttiği gibi verimlilik, üretim ve kariyer gelişimi farkındalıkları artarken insanlığımız kayboldu fakat dünya değişiyor.

Bugün, İnsan Kaynakları liderleri organizasyonların insancıllaşmasına yardım edebilirler: başarı için, çalışma ve ilişki odaklı stratejileri birleştirerek yeni bir iş dünyası kurmaya liderlik edebilirler.

Kurumu Daha İnsani Hale Getirmede İK’nın Konumu

Çalışanlarınız şirketiniz için en önemli kaynaktır. Çalışanlarınız iş aktivitelerini yürütmeden, şirketiniz yenilenemez, büyüyemez ve yükselemez. İK, riski düşürmek ve zararı kısıtlamakla sorumlu, üretim yapılmayan bir bölüm gibi olmamalı ya da görülmemelidir.

Ne yazık ki, İK son birkaç yılını yöneticilerin gözünde tekrar pozisyonlanmaya çalışarak geçirmiştir. İK değerini yöneticilere kanıtlamak zorundadır. Bunu yaparken yenilikçi düşünebildiğini, karışık problemleri çözebildiğini ve aynı zamanda da insanlara odaklanarak onların ihtiyaçlarına karşılık verebildiğini göstermelidir.

İş yerlerindeki farkındalık, refah ve sağlığı destekleyen global büyüme ile bugün İK liderleri yarar ve değerlerin görülmesi için uygun bir şekilde konumlandırılıyor.

İnsan kaynakları idari dikkati, desteği ve onayı hak ediyor.

Kurumu Daha İnsani Hale Getirirken Teşvikler Yaratın

İnsanlar sorunsuz işleyen makineler değildir. Kurum liderlerinin bu şekilde düşünmeyi bırakmaların zamanı gelmiştir. Bu günlerde insanların iş ortamında gelişmesi için finansal yararlardan daha fazla ihtiyaçları olan şeyler var. İyi çalışanlar kapsayıcı, iş birlikçi ve şeffaf şirketler arıyorlar.

Şirketi insancıllaştırmak,  en iyi adayların başvurması için teşvikler yaratır, çalışan bağlılığını arttırır ve sadakat hissinin gelişmesini sağlar. Bu faktörler müşterilerin algısını, karlılığı ve rekabeti etkilediği gibi yapılan işin sonucunu direk etkiler. Modern global market içinde olmak isteyen şirketler, iş ve insan kaynakları arasında bir denge tutturmalıdır.

Kurumunuz İçinde İnsaniyeti Destekleyin

Çalışanın yaşam döngüsündeki her adım iş yerindeki insan deneyiminin gelişmesi için bir fırsattır. İK liderleri örneklerle yönetmeli,  süpervizör ve çalışan arasındaki etkileşimi kolaylaştırmalıdır. Bunun için;

1. Detaylara Odaklanın

Yeni bir çalışanın ismini nasıl telaffuz ettiğinin bile çalışanın deneyimi üzerinde büyük etkisi vardır. Çalışanları birbirlerini desteklemeleri için cesaretlendirin. Hiçbir takım ya da bölüm izole olmamalı, açıkça konuşmaktan çekinmemelidir.

2. İletişim Kanalları Açın

Geleneksel hiyerarşi, yenilikçi düşünce ve aktiviteleri engelleyebilir. Her işletme bir düzeyde yönetimsel yapıya ihtiyaç duysa da iletişim yoluyla daha çok şeffaflık oluşturulması düşünülmelidir. Çalışanların karar aşamasında  rol alması için desteklenmeli ve yabancılaşma hissetmesi engellenmelidir. Bazen en iyi fikirlerin hiç beklenmedik yerlerden çıktığı unutulmamalıdır.

3. Eğlenceli Öğrenme Aktivitelerine Yatırım Yapın

Uzun yazılar okumak, test olmak az sayıda çalışanın hoşuna gider. Kurs ve devam eden eğitimler için farklı şeyler düşünün. Devam eden eğitimler ile ilgili görevler verin, montör programları ile müdürler ve yeni giren çalışanları tanıştırın.

4. Aktif Bir Şekilde Dinleyin

Aktif bir şekilde dinlemek çok az profesyonelin tam anlamıyla anlayabildiği bir beceridir. Aktif dinleme; kişinin bakış açısını duymak, kabul etmek, onaylamak ve kişinin söylediklerini anlayarak düşünceli bir şekilde desteklediğini bildirmektir.

5. İlişkilerin Değerini Belli Etmek İçin Veriler Kullanın

İK’nın insan odaklı her hareketinin bir iş değeri vardır fakat bu değer her zaman kolayca görülemez ya da anlaşılamaz. Bu ilişki odaklı aktivitelerin değerini gösterebilmek için iş perspektifinden analizler kullanın. Çalışanlar fayda sağlayan eylemlerini bilmek ister, yöneticiler ilişki odaklı olabilmek için HR ve iş sonuçları arasındaki bağı görebilmelidir.

6. İşi İlişkilerle Dengeleyin

İnsana yatırım yapmak organizasyonun başarısına yatırım yapmaktır ve bugünlerde küresel piyasada bu yatırımı talep ediyor. İK liderleri bu durumu  işe alma stratejilerini, iş deneyimlerini, yardım paketlerini ve diğer teşviklerini kullanarak inandırıcı bir şekilde açıklayabilirler. İnsanlara yapılan bu yatırımın geri dönüşünü ne kadar çok şirket görmeye başlarsa o kadar çok insan kaynağı uygulamalarını kullanmaya başlayacaklardır.

Meghan M. Biro

Kaynak: https://www.entrepreneur.com/article/274000

Benzer İçerikler :

İŞ YERİNDE GÜVEN KÜLTÜRÜNÜ OLUŞTURMA STRATEJİLERİ

Sağlıklı ilişkilerin temelinde güven vardır. En genel tanımıyla güven, bir tarafın diğerinin eylemlerinin ve aldığı kararların doğruluğuna inanmasıdır. İki ...

İş Yerinde Mutluluğun Sırları?

Çoğumuz günün büyük kısmını iş yerinde geçiriyoruz. Hayatın geri kalanından keyif almak için iş yerindeki mutluluğunuzu arttırma hedefi koyarsanız, hayatınızın ...

Satışta Fark Yaratmak Müşteriyi Anlamak

"Bir aslanın nasıl avlandığını anlamak için ormana gidin, hayvanat bahçesine değil." Kevin Roberts   Bir bankanın çağrı merkezinde ...

Kaygıyı Azaltma Yolları

Eğer kaygıdan dolayı sorun yaşayanlardan biriyseniz, gününüzün büyük bir kısmını fiziksel belirtilerle boğuşarak, korku duyarak, veya yaşadığınız kaygı hissini ...

İlginizi Çekebilir :

Kontrol Odağı Kuramı

Kontrol Odağı Kuramı, Amerikalı psikolog Julian Rotter tarafında 1954 yılında ortaya atılmıştır. Kontrol Odağı, kişilerin davranışları ile bu davranışların ...

Mobbing

Mobbing kelimesi Latince’de psikolojik ve duygusal şiddet, baskı, kuşatma, taciz etmek, rahatsızlık ve sıkıntı vermek anlamına gelir. İş yerinde bazen ...

İŞE ALIM TESTLERİ

İşverenler, işe alma sürecinde sizi birtakım testlere tabi tutarlar. Hem başvuru süreçlerinde hem de kariyer hayatınız boyunca bilmeniz gereke...

Korona’dan Dijitale

Hayatımızın hemen her alanını etkileyen 2020 model virüs Korona’yı eve sokmuyor, bu sebeple evden çalışıyor ve evde kalıyoruz. Peki ya hayatlarımızı...