Kurumsal Gelişim Merkezi

Pedagoji’den Androgoji’ye Yetişkin Eğitimi

Pedagoji’den Androgoji’ye Yetişkin Eğitimi

Günümüz eğitim dünyasında bireyler eğitim hayatlarına çok erken yaşlarda başlarlar. Çocukluk döneminde başlayan eğitim hayatı pedagojik eğitim yaklaşımları çerçevesinde tasarlanan yoğun bilgi içerikli uzun dönemli eğitim programlarından oluşur.

Meslek hayatlarına başlayan bireylerin öğrenmeye ve gelişmeye olan ihtiyacı ise artarak devam etmektedir. Yetişkinlik diye adlandırabileceğimiz bu dönemde bireylerin öğrenme yaklaşımlarında farklılıklar gözlemlenir. Tecrübe ile birlikte yetişkinler geçmişten getirdikleri bilgi ve birikimlerini günlük yaşantılarına aktararak yeni öğrenme süreçleri ile bu tecrübeler arasında bağlantı kurmak isterler.

Bu kapsamdan yola çıktığımızda yetişkinlerin eğitimi ile çocuklarının eğitimi arasında hem bilişsel hem de eğitim psikolojisi açısından farklılıklar meydana gelmektedir. Bu kavramları biraz daha açarak iki yaklaşım arasındaki farklılıkları biraz daha anlamaya çalışalım.

Pedagoji; inceleme alanı çocuklar olan; çocukların duygusal, zihinsel ve sosyal gelişimleri için araştırma yapan bilim dalıdır. Pedagojik eğitim yaklaşımlarının ilgi alanının temelini öğreticilikle ilgili sorunlar oluşturur. Bu sorunlar bilginin içeriğine olduğu kadar, bilginin aktarılış biçimine de bağlıdır. Bu yüzden pedagojik eğitim yaklaşımları yalnız bilginin içeriği üzerinde durmakla kalmaz, çocuğun ruhsal durumu, grup içi davranışları ve öğrenci-öğretmen ilişkileri gibi bilginin aktarımını etkileyen dış etkenleri de dikkate alır.

Androgoji; altyapısı ciddi ve uzun bilimsel çalışmalara dayanan, zaman içinde pek çok bilim insanı, iletişimci, sosyolog ve psikoloğun katkılarıyla genel çerçevesi oluşturulmuş bir bilim dalıdır. Kullanılan diğer anlamıyla yetişkin eğitimi bilimidir.

Yetişkinler, öğrenme ve gelişme çabaları içine çok farklı beklenti ve amaç için girebilirler. Bu beklenti ve amaç; iş hayatında kullandıkları bilgi, beceri ve yetenek düzeylerini yükseltmek, çevrelerindeki insanlarla ilişkilerini geliştirmek veya sadece kişisel gelişim merakı olabilir.

Bugüne kadar yapılan çeşitli araştırmaların sonuçları göstermiştir ki; yetişkinlerin herhangi bir eğitim süreci içinde yer almaları, öncelikle bunu istemelerine bağlıdır. Bu nedenle yetişkinler için eğitim programları tasarlanırken farklı yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Yetişkinlere pedagojik eğitim yaklaşımları alışkanlıklarıyla tasarlanan eğitim programları; eğitimlerden istenen çıktıların alınamamasına ve yetişkinlerin öğrenme ihtiyaçlarının karşılanamamasına neden olabilmektedir.

Yetişkin eğitimciliğinin öncüsü kabul edilen Malcolm Knowles, androgoji kelimesinin de mucididir. Knowles, pedagojik eğitim yaklaşımdan ayrılacak biçimde, androgoji kelimesini, yetişkinlerin öğrenme süreçlerimi tanımlamak için kullanmıştır ve yetişkin eğitimciliği hakkında genel kabul gören 4 ön varsayımı öne sürmüştür:

  1. Yetişkinler, bir şeyi neden öğrendiklerini bilmek isterler. Eğitmen tarafından, öğrendiklerinin onlara ne kazandıracağı kendilerine anlatılmalıdır.

  2. Yetişkinler, sahip oldukları hayat tecrübesi ve birikimleri sayesinde, zaten sürekli öğrenme süreci içindedirler. Bu birikimlerini de eğitim aldıkları konu ne olursa olsun, öğrendiklerine belli düzeylerde yansıtırlar.

  3. Yetişkinler neden-sonuç ilişkisine önem verdikleri için, eğitimlerde ezber içeren maddelerden ve konu başlıklarından uzak durmak gerekir.

  4. Yetişkinler, öğrendikleri yeni bilgi ve becerileri hemen uygulamak ve kullanmak isterler. Uygulama geciktiğinde, öğrenilen bilgilerin akılda kalma oranı düşer.

Bu varsayımlar ışığında yetişkin eğitimleri tasarlanırken eğitim alacak kişilerin; ihtiyaç ve beklentileri ile eğitim içeriği arasında neden-sonuç ilişkisi kurmak, geçmiş bilgi ve deneyimlerinden faydalanmak ve içeriğin uygulanabilir olması oldukça önemlidir.

DBE Kurumsal Gelişim Merkezi

Benzer İçerikler :

YÖNETİCİLERİN DE MOTİVASYONA İHTİYAÇLARI VARDIR

Yöneticiler ve liderler, çalışanların motivasyonu, performansı, başarıları ve refahları için büyük çalışmalar yapıyorlar. Geçmiş yıllara oranla, çalışanların ...

İŞ YERİNDE TERFİ ALMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Terfi almak her çalışan için mutlaka heyecan vericidir. Terfi ile birlikte daha çok sorumluluk üstlenirsiniz, kariyerinizde bir sonraki aşamaya geçmiş ...

İş Hayatında Mutlu ve Başarılı Olmak Mümkün mü?

İş hayatında mutlu olmak aynı zamanda başarıyı da beraberinde getiriyor. Yapılan işin sevilmesi, kendi yeteneklerine uygun ve sahip olunan değerlerle örtüşen ...

Jet Lag

Sirkadiyen ritim, yaklaşık olarak 24 saatlik bir döngüdür ve ışık ile bağlantılı olarak kendi kendine çalışır; karanlık ve ışık döngüsüne bağlı olarak ...

İlginizi Çekebilir :

İş Yerinde Refah (Wellbeing at Work)

Wellbeing; “refah”, “sağlıklı ve mutlu hissetme durumu”, “bedensel, ruhsal, zihinsel denge ve huzur” demek. Ne çok şey ...

İŞ YERİNDE GÜVEN KÜLTÜRÜNÜ OLUŞTURMA STRATEJİLERİ

Sağlıklı ilişkilerin temelinde güven vardır. En genel tanımıyla güven, bir tarafın diğerinin eylemlerinin ve aldığı kararların doğruluğuna inanmasıdır. İki ...

GÜVEN VEREN ŞİRKETLER KAZANIR

Kurumsal kimlik, bir kurumun uzun vadeli stratejik planlarına ulaşabilmesi için uyguladığı yaklaşım ve felsefesidir. Müşterileri, çalışanları ve tüm paydaşları ...

Ebeveynlerin İş Stresine Çocukların ve Ergenlerin Uyum Sağlaması

Son zamanlarda, araştırmalar, ebeveynlerin iş stresinin aile ilişkilerine, çocukların ve ergenlerin psikolojisine bazı etkileri olduğunu gösteriyor. ...