Y Kuşağının Konsantrasyonunu Arttırmak İçin 3 Cazip Fikir
“Kuşak” kavramı Türk Dil Kurumu tarafından yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarında yaşayan, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları ve kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu olarak adlandırılmaktadır.
Bizim ele alacağımız husus ise farklı kuşakların iş hayatında ve özel hayatta bir arada yaşarken ve çalışırken ortak noktada buluşma ve genelde üst konumda; hâkim noktada olan kuşakların ast konumundaki Y kuşağına olan yaklaşımlarına farkındalık kazandırma, işbirliğine gitme konuları olacaktır.
Kuşakların karşılaştıkları en büyük sorun birbirini anlamama olsa gerek, X kuşağına göre normal olan durum, Y kuşağına göre kabul edilemez gelmektedir. Bunu çözmenin en kolay ve doğru yolu ise Y kuşağına şeffaf bir yaklaşım ve dobra açıklamalar yapmaktır. Onları terfi ettirmiyor, maaşlarına zam yapmıyor ya da belli konularda uyarıyor isek onlara direkt sorun üzerinden değil, bunların sebeplerini açıklayarak eyleme gitmeyi denemeliyiz. İlk noktada bu duruma direnç gösterseler de olayın üzerinden bir süre geçtiğinde kendi benliğiyle yaptığı savaş için bir savunma alanı kazanmış olacaklardır. Örneğin, çalışana terfi alamamasının sebebinin üst pozisyonun dolu olduğunu açıklayarak başlayıp ona farklı alanlarda gelişim imkânı sunarsak, bulunduğu pozisyona dört elle sarılacak ve ilk fırsatta yükselebileceğinin bilincinde olacaktır.
Bir diğer husus ise karşı tarafı özel hissettirmektir, özelikle Y kuşağı fark edilmek, erkenden müdür olmak, çok büyük paraları 20’li yaşlarında kazanmak istemektedir, aslında bu istediğin altında özel hissetme ve fark edilme isteği yatmaktadır.
Bunu desteklemek için kişiye verilecek ismine özel bir ajanda, ismine özel bir saat vb. ile çalıştığı şirket için değerli olduğu hissettirilmelidir. O çalıştığında şirketin kazanacağı, şirket kazandığında da onun kazanacağı benimsetilmelidir. Şirket ile birlikte kendi adının da duyulacağı güveni verilmelidir.
Son olarak Y kuşağının ne istediğini önemsemeli ve belli bir çatı olsa da çatının altında dekorasyona izin verilmelidir.
“Y kuşağı çalışanların hepsi aynıdır.” ifadesi doğru değildir. “Y kuşağı çalışanları birbirinden farklıdır.” ifadesi doğru ifadedir. Kimisi çok erken kalkıp evine erken gitmeyi isterken; kimisi geç kalkıp geç vakte kadar çalışmayı kabul etmektedir.
Eğer çalışılması gereken saat günlük 8 saat ise; ona sabah 7 ve akşam 7 saatleri arasında 8 saati doldurması gerektiği anlatılmalı ve bu noktada özgür hissettirilmeli, ne istediği önemsenmelidir.
Ahmet Akbıyık - DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Kurumsal Gelişim Merkezi Eğitim Departmanı
Benzer İçerikler :
“Günümüzde sosyal medya platformları hayatlarımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Kontrolsüzce kullanıldığında bize hem psikolojik hem de ...
Bir Kelime, Üç Anlam Kültür anlam bakımından belki de tarih boyunca gelmiş geçmiş en karmaşık birkaç kelimeden biridir. Çağdan çağa sürekli anlamı değişir. ...
Çocukluktan bu yana hep daha iyi olmak adına birileriyle kıyaslandık; komşularımız, akrabalarımız, okul arkadaşlarımız ve kardeşlerimizle rekabete zorlandık. ...
Tüm sene çalıştıktan sonra tatil yapmak bütün çalışanların özlemle beklediği bir şey. Tatil motivasyon unsuru. İşlerden biraz uzaklaşmak, sabahları geç ...
İlginizi Çekebilir :
İş Hayatında Stresten Kurtulmanın Yolları İş yaparken yaşanan zaman baskısı, hata yapma korkusu, güvenliğin az olması stresi arttırıyor. Çalışma saatleri, ...
Kurumunuzda Çalışan Bağlılığı oluşturmak için ne yapıyorsunuz? Eminim birçok firma yaptıkları Çalışan Memnuniyeti ve Bağlılığı araştırmalarından ...
TDK “devrim” kelimesini, belirli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik olarak tanımlar. Bu açıklamada nitelikli kelimesini akılımızda ...
Terfi almak her çalışan için mutlaka heyecan vericidir. Terfi ile birlikte daha çok sorumluluk üstlenirsiniz, kariyerinizde bir sonraki aşamaya geçmiş ...








