Çocukluk Döneminde Şiddet

Çocukluk Döneminde Şiddet

Günümüzde çok tartışılan ve konuşulan bir konu olan şiddet sadece ülkemizde değil birçok toplumda da aynı şekilde gittikçe büyüyen bir sorun haline gelmiştir. Seyrettiğimiz dizilerden sokaktaki sıradan yaşantılara kadar geniş bir yelpazede görebileceğimiz bu olgu kaçınılmaz bir şekilde çocukları da etkilemektedir. Son zamanlarda çarpıcı boyutlarda gözlemlenen çocuklardaki şiddet gösterileri sadece kendilerine değil anne, baba ve arkadaşları gibi yakın çevrelerine de yansıtılmaktadır. Bu noktada üzerinde durulması gereken nokta çocukların bu duruma hangi sebeplerle geldikleri ve nasıl durdurulabilecekleridir.

Saldırganlık  küçük yaşlardan itibaren sıkça görülen bir tepki biçimidir. Çocuk ihtiyacı duyduğu güvenlik, mutluluk yada başka bir gereksinimini bu şekilde karşılamaya çalışabilir. Bu yaş döneminde yetişkinlerden ihtiyaç duyduğu ilgiyi yaşıtlarına vurarak, onları ısırarak, eşyaları fırlatarak, tekmeleyerek, tükürerek ve zarar vermeyi amaçlayan tehditler şeklinde sözel saldırılarda  bulunarak giderme yolunu seçebilirler.

Kişilerin, çok küçük yaşlardan itibaren problemlerin çözümünde bazen de ortada hiçbir sebep yokken şiddet içeren davranışlar sergilemeleri birçok değişik nedene bağlı olabilir. Örneğin bazı bilim adamları beynin merkezi sinir sisteminin ve endokrin sisteminin saldırganlığa yol açtığını öne sürerken bazı bilim adamları da beyinde saldırganlığa neden olan merkezlerin dışında beyindeki tümörlerinde saldırganlığa yol açtığını savunmaktadırlar. Kalıtımsal faktörlerinde saldırgan ve şiddet içeren davranışlarda etkili bir zemin hazırladığı düşünülmektedir.

Bu görüşlerin yanı sıra çocukların gösterdiği şiddeti besleyen bir diğer ana kaynak da çevresel faktörlerdir. Çocuk içinde bulunduğu sosyal çevreden özellikle ailesinden çok etkilenir. Anne ve babasını model alan çocuk için, öfke ve saldırganlık düzeyini kontrol edemeyen ve bunu sağlıksız şekilde ifade eden model davranışlar ona  hem sözle hem de fiziksel saldırganlığı ve katı bir şekilde eleştiriyi öğretir. Evde dayak yiyen bir çocuğun kardeşini veya okul arkadaşlarını dövmesi kaçınılmazdır.  Bu durumda çocuğa herhangi bir ceza vermeden önce anne ve babanın evdeki tutumlarını iyice gözden geçirmesi gerekir. Bununla birlikte çocuğun şiddet içeren davranışlarına anne-babanın tepkisinin nasıl olduğu da çok önemlidir. Çocuğun herhangi bir konudaki istekleri bu tip davranışlar yapınca yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yaptırmada saldırganlığı bir araç olarak görmeye başlar. Bu yolla isteklerinin yerine getirildiğini gören çocuk bu davranış kalıbını öğrenir. Öğrenilmiş bir davranışın yeniden yapılandırılması yeni bir davranışın öğretilmesinden daha zorlu olacağı için anne ve baba bu konuda çok dikkatli olmalıdır. Aile yapılarındaki değişik tutumlar da çocuktaki saldırgan ve şiddet içeren tutumları desteklemektedir. Oldukça katı bir disiplin anlayışına sahip olan, çocuğun herhangi düşüncesini ortaya koymasına izin vermeyen, kendi düşüncelerini dayatan, onun adına kararlar alıp uygulamaya çalışan aile yapılarının isyankarlığa ve saldırganlığa neden olduğu görülmektedir.

Genetik ve aile faktörlerinin yanı sıra,  küçük yaşlardan itibaren hayatımızı etkisi altına alan televizyon programları da çocukların üzerinde oldukça etkili bir faktördür. Her gün seyrettikleri ve tamamen zararsız görülen çizgi filmler zaman zaman hiç de masum olmayabilirler. Birçok hayali kahraman, hemen her macerada şiddet uygulamakta ancak hepsinden kurtulmakta ve sonra da yeni maceralara atılmaktadırlar. Bunları izleyen özellikle okul öncesi çocukları, oyunlarında bu kahramanları taklit etmekte onlara benzemeye çalışmaktadırlar. Çizgi film izlemek, 3-6 yaş arasındaki çocukların düş güçlerini geliştirme için önemli olmakla birlikte ana baba denetiminde izlenmesi gereken ve çeşitli açıklamalar yapılması gereken bir etkinliktir.

Birçok değişik sebebi var olabileceği şiddet içeren davranışları engellemek için anne ve babaların dikkat edebilecekleri bazı önemli noktalar vardır:

  • Katı bir disiplin anlayışından uzak durarak çocuğun kendini uygun bir şekilde ortaya koymasına izin vermesi,

  • Aile içinde demokratik bir düzen kurularak dengeli bir bağımsızlık modeli sağlaması,

  • Anne-babanın çocuğa saldırganlık modeli olmadan, kendi karşılarına çıkan problemleri şiddet içermeyen yollarla çözmesi,

  • Çocuğun uyması gereken kuralların ve içinde bulunduğu sınırların kendinin algılamasına uygun bir şekilde anlatılması,

  • Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmesi, başarabileceği kadar görev veya sorumlulukların başlatılması ve  bitirmesinin sağlanması,

  • Çocukla ilgilenip onunla iletişim kurularak ve kaliteli zaman geçirip gerektiği ölçüde kontrol edilmesi ve çocuğun büyüyen potansiyeline ulaşmasında yardımcı olunması,

  • Öncelikle çocuğu iyi tanıyarak kapasitesine uygun beklenti içine girilmesi ve ihtiyaç duyduğu gereksinimlerinin sağlanması

  • Çocuğa, şiddet içeren davranışının dezavantajları gösterilip, bu yolla isteklerini elde edemeyeceğini, tam aksine istediği şeyleri kaybettiğini görmesi ve yaşaması,

  • Çocuğun izlediği televizyon programlarının kendi yaşına uygun olmasına ve  içeriğinde olumlu karakterlerin yer almasına  dikkat edilmesi gerekmektedir.

Merve Soysal Başa, Uzman Klinik Psikolog - DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi

DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi
Bizi Arayın  Terapistlerimiz

Benzer İçerikler :

Emzirilen Bebek Daha Zeki Oluyor

Türkiye'de 1991 yılında " Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Hastaneler Programı" başlatılmıştır. Hastanenizin bu programa dahil olup olmadığını ...

ÇOCUĞU ANLAMADA ETKİLİ BİR ARAÇ: RESİM

Resim, çocuğun kendini yansıtması ve olaylar hakkındaki duygu ve düşüncelerini ifade etmesinde önemli bir araçtır. Resimler aynı zamanda çocukların...

Bizimki Okulun Şamar Oğlanı Oldu!

Eren, o gün yine kolunda diş izleri ve bacağındaki morluklarla geldi eve... Bu durumu gören annesi ne yapacağını bilemedi... Bir ara babasını aramayı düşündü ...

Mutlu Ebeveynler Mutlu Çocuklar Yetiştirir

Ebeveynlik, birçok sorumlulukla kapımızı çalan ve hayat boyu devam eden bir yolculuktur. Ebeveyn olduktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz ve bu çoğu zaman...

İlginizi Çekebilir :

Dört-Beş Yaş Çocuklarında Aşk

4 - 5 Yaş Çocuklarının Genel Özellikleri Nelerdir? 2 yaş krizinin bitiminden sonra, çocuğu 3 yaşına gelen ebeveynler, bir süre dinlenme fırsatı bulurlar. ...

Yeni Nesil Modern Babalar

Çocuklarına bakan, onların duygusal hayatı ve sorunlarıyla ilgilenen babalar, hafızalara kazınmış “otoriter” imajını yeniliyor. DBE Davranış ...

Tatil Psikolojisi ve Sorumlulukları Geliştirme

Çocukların psikososyal gelişimi, sağlam kişilik yapısı, okul ve derslerdeki başarısı ana babanın yaklaşım ve ilgisiyle de yakından ilgilidir. İletişime açık,...

Kız Çocuklarında Dikkat Eksikliği

Okul çağı çocuklarında, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) yaygınlık oranı dünya genelinde %3 ile %7 arasında değişmektedir. DEHB’in...