Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile İlgili Bilinmesi Gerekenler – 1

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile İlgili Bilinmesi Gerekenler – 1
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) nedir?
 
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) çocuklarda, ergenlerde ve yetişkinlerde görülen Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Psikiyatri Birliği de dahil olmak üzere tanınan, dikkatsizlik (dikkatin kolayca dağılması) ve/veya aşırı hareketlilik ve dürtüsellik (o anda içinden geldiği gibi hareket etme ve sonucunu düşünmeme) belirtilerinin görüldüğü en yaygın nörogelişimsel ve davranışsal bir psikiyatrik bozukluktur. DEHB yaygınlık oranının yüksek olması ve yaşam boyu etkilerinin sürmesi nedeniyle toplumsal bir problemdir. Dünyada, okul çağı çocuklarında yaygınlık oranı, %3 ile %7 arasındadır, yani her 10-30 çocukta bir görülmektedir. Türkiye’de ise her 20 çocuktan bir tanesinde DEHB görülmektedir.
 
Sebepleri: Çevresel Faktörler mi Genetik mi? 
 
DEHB’in sebepleri halen kesin olarak bilinmese de yapılan araştırmalar kalıtım (genetik) ve çevresel sebepleri göstermektedir. Araştırmalar, her DEHB olan çocuğun mutlaka aile üyelerinin en az birinde benzer belirtiler olduğunu belirtmektedir. DEHB belirtileri olan anne babaya sahip olan çocukların, olmayanlara kıyasla 2 ile 8 kat arasında daha fazla DEHB olma olasılığı yüksektir. Öte yandan, araştırmalar DEHB’e neden olan bazı çevresel faktörleri de göstermektedir. Bu çevresel faktörler, kalıtımsal olarak yatkın olan çocuklar da riski daha da arttırmaktadır. DEHB’e neden olan çevresel faktörler şu şekildedir:
 
1. Doğum öncesi: Annenin gebelikte stres yaşaması ve sigara, alkol ya da madde kullanımı.
2. Doğum sırasında: Düşük ağırlıklı doğma, erken doğum.
3. Doğum sonrası: Kurşun gibi maddelere maruz kalma, bazı hastalıklar.
 
Yapılan araştırmalarda, DEHB olan bireylerin beyinlerindeki bazı bölgelerinde yapısal ve işlevsel farklılıklar olduğu bulunmuştur. Hepimizde bir şey yapmadan önce düşünmeyi sağlayan bir “fren” diyebileceğimiz bir sistem vardır.  Bu fren sistemi sayesinde, içimizden geleni yapmamayı durdurabiliriz. Ancak DEHB olan bireylerde bu sistem yeterince iyi çalışmamaktadır. Bu nedenle, davranışlarının sonucunu düşünemezler ve bir uyaran geldiğinde yaptıkları işe odaklanmakta ve devam etmekte zorluk çekerler. Bu da bize DEHB olan bireylerin beynindeki yapısal işlevinin DEHB olmayan bireylere göre farklı olduğunu göstermektedir. 
 
Klinik Psikolog Ece ERYILMAZ
DBE| Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi
İçeriği Paylaş:

Benzer İçerikler :

ÇOCUKLUK TRAVMALARI YETİŞKİN DÖNEMİNDE İLİŞKİLERİ NASIL ETKİLER?

“Birçoğumuzun geçmişi, yetişkinlik yıllarına izler bırakan travmalarla dolu. 2017’de dünya genelinde yapılan bir araştırmada, her 8 yetişkinden ...

Bu Sene Çocuğunuz Karne Stresine Girmesin

Yaz tatiline sayılı günler kala öğrenci ve ailelerini karne telaşı sardı. Notları iyi olan çocukların sabırsızlıkla beklediği karne dönemi, not sorunu yaşayan...

Okul Olgunluğu

Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun okula hazır oluşu ile ilgili endişelendiğinizde öncelikle bu konuya dair bilgilenmeniz ve gerekli olduğunda uzman görüşü almanız ...

Özel Okula Giden Çocukların Yaşam Becerileri

Ebeveynler çocuklarını, gelişimlerine olumlu katkı sağladığını düşünerek özel okulda okutma istek ve arzusundadırlar. Kendini ifade edebilen, özgüven...

İlginizi Çekebilir :

Anne Beni yalnız bırakma

Bebekler 7-8 aylık olmalarından itibaren anne ve babalarına yakın olmak isterler. Özellikle annelerini takip etmeye, onlarla ilişki kurabilmek adına planlı ...

Dört-Beş Yaş Çocuklarında Aşk

4 - 5 Yaş Çocuklarının Genel Özellikleri Nelerdir? 2 yaş krizinin bitiminden sonra, çocuğu 3 yaşına gelen ebeveynler, bir süre dinlenme fırsatı bulurlar. ...

Olumsuz Çocukluk Yaşantılarının Tıbbi ve Psikolojik Etkileri

“Çocukken maruz kalınan bu travmaların sayısına ve yoğunluğuna göre; kalp ve damar hastalıkları, kanser, diyabet, obezite ve bağışıklık sistemindeki ...

Zor Olan Baba Olmak Değil, Babalık Yapabilmektir...

Yapılan çeşitli araştırmalar, her ne kadar babalık rolü anlayışında bir değişim yaşandığını gösterse de erkeklerin yüzde yirmi, yirmi beşi babalığı, meslekleri ...