Kurumsal Gelişim Merkezi

İşim, Eşim ve Kişiliğim

İşim, Eşim ve Kişiliğim

Geçen hafta sizlerle Davranış Bilimleri Enstitüsü’nde yaptığımız bir dizi araştırmanın sonuçlarını paylaşmaya başlamıştık.

Bunlardan ilki şu soruya cevap arıyordu: Acaba iyi giden evliliklerle, kötü giden evlilikler söz konusu olduğunda kişiliklerimizin payı nedir?

Özetlediğimiz ilk sonuç şöyleydi: En belirgin eğilim; psikolojik uyum ya da eski deyimiyle “nevrotik eğilimle” ilgili boyutlarla evlilikteki uyum arasındaki sıcak ve yakın ilişki idi.

Eğer psikolojik uyum yüksekse, yani:

  1. İhtiyaçlarımızı giderecek, dolayısıyla hayattan doyum almamızı sağlayacak teknikleri ve becerileri geliştirmişsek,
  2. En azından oda hararetinde bir özgüvenimiz varsa ve kendimizi durmadan suçlamıyorsak,
  3. İnsanlara güveniyorsak, yani niyetlerini ve davranışlarını kuşkuyla karşılamıyorsak,
  4. Kronik bir gerginlik içinde değilsek evlilik uyumumuz artıyor.

Bunlar evlilik uyumuna etki eden özelliklerden yalnızca birkaçı...

Kadınlar ve Erkekler

Şimdi gelelim evlilik uyumu yüksek ya da düşük olan kadın ve erkeklere. Yazının bundan sonrası, ruh ikizinizin seçiminde, gönlünüzü kime kaptırırsanız iyi olur ya da kimden uzak duracaksınız gibi hayati öneme haiz sorularla ilgili. Hemen altını çizeyim; burada söylenenler bizim yorumlarımız değil, araştırma sonuçlarıdır.

Kadın

  1. Planlama ve organize olma becerileri düşük olmayacak. Yani çocuklar, evin yönetimi ve iş belli bir ahenk ve estetik içinde yürütülecek. Bunlar tabii işin kolay kısmı. Esas zor olanı başaracak; kocayı da yönetecek.
  2. Strese toleransı düşük olmayacak.
  3. Eşinden daha baskın olmayacak. Yani ilişkileri yönlendirme isteği yüksekse bunu uygun ortamlarda yansıtacak, eşiyle ilişkisinde, Amerikan ağzıyla diyecek olursak; “baskınlığını yönetecek”.
  4. Eşinin ihtiyaçlarına duyarlı ve empatik olacak. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim; erkek tayfasından böyle bir beklenti yok.
  5. Eşinden daha fazla dışadönük olmayacak. Türkçeye çevirecek olursak; orda burda sürtmeyecek. Eğer ille sürtmesi gerekirse eşi kadar sürtecek.
  6. Kuşkucu ve şüpheci olmayacak. O işi eşine bırakacak.
  7. Bağımsız karar alma yetisi eşinden daha fazla olmayacak. Yani burnunun gösterdiği yere gitmeyecek.

Maalesef durum bu. Evliliğinden doyum aldığını söyleyen kadınların kendileri için söyledikleri bunlar. Biz yalnızca tercüman oluyoruz.

Erkek

  1. Strese toleransı düşük olmayacak. Eğer düşükse, eşinin strese toleransının kesinlikle düşük olmaması gerekiyor.
  2. Baskınlığı düşük olmayacak ama her hal ve şartta eşinden daha baskın olacak.
  3. Bir miktar şüpheci ve kuşkucu olacak. Ne işe yarıyorsa?
  4. Kurallara bağlılığı öyle çok yüksek olmayacak.
  5. Duygularını ifade edememe ileri düzeydeyse ve eşi rahat ifade edebiliyorsa sorun var.
  6. Eğer içedönükse dışadönük bir hatunla ilişkisini ömür boyu “yönetmek” zorunda olduğunu bilmesi gerekir.
  7. Bağımsız karar alma yetisinin eşinden daha gelişmiş olması gerekiyor.
  8. Kendini sorgulama ve suçlama eğiliminde olan bir hatunla bir araya gelmemesi gerekiyor.
  9. Oto-kontrolü düşük olmayacak. Eğer düşükse eşininki ondan daha da düşük kesinlikle olmayacak.

Şöyle bir bakınca erkeğin de işi o kadar kolay değil anlaşılan. Dikkatli okuyucu yukarıdaki listelerden bir “cennet” ve “cehennem” senaryosu çıkarabilir. Buzdolabının kapısına, bilgisayarının bir tarafına kondurabilir. Bilimin kendisine yaptığı bu katkıya şükranlarını ifade edebilir. Bizden bu kadar.

Kaynak

Hejan Epözdemir, Emre Konuk; “Evli Çiftlerin Kişilik Özellikleri İle Evlilik Uyumları Arasındaki İlişkiler”; 15. Ulusal Psikoloji Kongresi, 2008.

26.10.2008

Benzer İçerikler :

Bir Şirket için Çıkış Mülakatları Neden Önemlidir?

Kurum kültürüne, günlük organizasyonel süreçlere, yönetim sorunlarına ve çözüm yollarına, çalışanların moral ve motivasyonuna daha derin bir bakış imkânı...

Çalışanı Motive Etmek İçin Yapılan 3 Büyük Yanlış

Son dönemde sürdürülebilir başarı çok moda bir deyiş oldu. İnnovasyondur, teknolojidir, pazarlamadır seferber oldu da, insan odağı hep atlandı. İşin özü, ...

SOSYAL SORUMLULUK MU, SOSYAL ZORUNLULUK MU?

Sosyal sorumluluğun toplumsal refaha çok büyük katkısı vardır.  Günümüzde pek çok kurum ürettiği ürün, verdiği hizmet ve sunduğu kalitenin yanı sıra ...

İşsizliğin İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri

İşsizlik bireyleri yalnızca finansal olarak etkilemez. İşsizliğin bireyler üzerindeki etkilerini incelerken hem finansal hem de sosyolojik ve psikolojik ...

İlginizi Çekebilir :

ADDIE Modelini Kullanarak Öğretim Tasarımı Yapmak

Yetişkin öğrenme teorisi, ölçülebilir öğrenme amaçları ve geniş uygulama fırsatları üzerine kuruludur. Birçok profesyonel Öğretim Tasarımcısı ADDIE modelini ...

Değerlendirme Araçlarının Çalışan Performansını Öngörme Yüzdeleri

İş başvurusunda bulunan bir adaya tek başına uygulanan ‘Genel Yetenek’ testi, kişinin işe başladıktan sonraki performansının %26’sını, ...

DEPREM SONRASI ÇALIŞANLARIN PSİKOLOJİSİ

Tüm ülkeyi derinden yaralayan depremin etkisiyle maalesef ki öncelikli olarak deprem bölgesindeki kişiler, ikincil olarak da diğer herkes travmaya maruz...

Şirketler Neden Gençleşmek İstiyor

Günümüzde, birçok şirket gençleşmeyi bir zorunluluk olarak görüyor. Sebebi ise değişen koşullar ve bu koşullara cevap verebilecek esneklik arayışı. Sürekli...