Perakende Sektöründe Bir İlk: DBE Muse Envanteri
Mağazacılık ve perakendecilik sektörü, dinamiklerinin kendine özgü yapısıyla diğer sektörlerden ayrışan bir sektördür. Sektörü yönlendiren en etkili iki güç; müşteri talepleri ve müşteri davranışlarıdır. Hatta bu iki güç ortaya çıktıkları coğrafya ve demografiden bağımsızlaşarak kısa sürede küresel ölçekte bir davranış biçimine dönüşmüştür.
Günümüzde perakende sektöründe faaliyet gösteren firmalar, müşterinin talep ve davranışları ile ilgili oldukça benzer sorunlarla mücadele ediyor. Dünya genelinde sektörün önündeki temel sorun, müşteri davranışlarının ve yolculuğunun değişmiş olması. İletişim kanallarında gelinen noktada müşteriler, birçok kanalı kullanarak her türlü bilgiye ve her türlü alışveriş olanağına ulaşabiliyorlar. Diğer yandan teknoloji ve dijitalleşme ile birlikte tüketici verileri çok büyük miktarlara ulaşmış durumda. Bu veriler, teknolojinin desteğiyle tüketiciye en doğru ürün ve hizmetin sunulabilmesi için büyük önem taşıyor. Verilerle beslenen dijitalleşme adımları, müşteri hizmetindeki başarı ve yaratılan müşteri memnuniyetinin büyüklüğü ciroları da doğrudan etkiliyor.
Perakende sektörünün daha inovatif çözümler bulmaya çalıştığı bir diğer ortak konu başlığı ise yetenek yönetimi. Tüm dünyada yetenek yönetimi ile ilgili stratejilerin, karlılık üzerinde etkisi bilinen bir gerçek. Müşterilerin artık iyi hizmetle yetinmediği, kişiye özel hizmet talep ettiği günümüzde, çalışan sadakati ve yetenek geliştirme programları büyük önem taşıyor. Bu durum, özellikle müşteri ile birebir temasta bulunan, markanın bilinirliği ve güvenirliği konusunda ilk izlenimi veren mağaza çalışanlarının, doğru işe alım stratejileriyle kuruma kazandırılmasını da gerekli görüyor.
Davranış Bilimleri Enstitüsü ( DBE) olarak bu alanda “Mağaza ve Perakendecilik Uyum ve Satış (MUSE) Envanteri” ile pek çok perakende sektörünün işe alım stratejilerinde yer alıyoruz. DBE Mağazacılık Uyum Satış Envanteri, mağazacılık sektöründe satış yapan personelin iş yeri uyumunu belirlemek üzere geliştirilmiştir. Mağazalarda satış yapan, özellikle müşteriler ile birebir yüz yüze temas kuran, müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan, gerektiğinde para alışverişinde bulunan, mağazadaki malların güvenliğini ve düzenini sağlamakla görevli, kritik sorumluluklar gerektiren işlerdeki pozisyonlar için kullanılmaktadır. 97 sorudan oluşan MUSE Envanteri; iş yeri kurallarına uyum, iş yeri memnuniyeti, otokontrol, diğer çalışanlara karşı tutum, dürüstlük, takım çalışması, iletişim, dayanıklılık ve içsel motivasyon boyutlarını değerlendirerek kurum kültür, değer ve profiline en uygun adayın kuruma kazandırılmasında büyük rol oynamaktadır.
Sonuç olarak; yeniliğe ve hızlı dönüşüme öncülük eden perakendeciler, yeteneği doğru araç ve uygulamalarla kuruma kazandıran, doğru yöneten, verilerini doğru analiz eden ve teknolojik yatırımlar konusunda herkesten önce davrananlar olacaktır. Müşterisini anlayan, çalışanın rolünün farkında olan, tedarik zincirini doğru yöneten ve geleceği görebilen perakendeciler, başarılı perakende modelleriyle büyümeyi sürdürecektir.
Benzer İçerikler :
2001 yılında 17 ünlü yazılım geliştirme lideri bir araya geldi ve bugün projeleri yönetme şeklimizi değiştiren ve geliştiren “Agile Manifesto/ Çevik ...
İşsizlik bireyleri yalnızca finansal olarak etkilemez. İşsizliğin bireyler üzerindeki etkilerini incelerken hem finansal hem de sosyolojik ve psikolojik ...
İş yerindeki stres kaynakları sandığımız gibi, zamanın yetmemesi veya iş yükü değildir. Ancak, stresi yaşadığımız zamanlar etrafta ilk suçlayabildiğimiz şey ...
Kurumların rekabet avantajlarını korumalarında yetenekli işgücüne sahip olmaları, onları elde tutmaları ve kurum hedefleri doğrultusunda kullanmaları...
İlginizi Çekebilir :
Gallup tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre çalışanların işten ayrılmaları ABD’ye yılda 550 milyar dolara mal oluyor. Günümüzde...
Yaratıcı sınıfın yükselişi değerlerde, normlarda ve tutumlarda güçlü ve önemli bir değişime yol açtı. Bu sınıfın bütün üyeleri ister artist, ister mühendis,...
İnsanı insan yapan nedir? Konuşabilme becerisi mi? Yoksa düşünebilmesi mi? Ya da topluluk olarak yaşamayı becerebilip, kentler kurması ve bu kentleri yakıp...
Tüm ülkeyi derinden yaralayan depremin etkisiyle maalesef ki öncelikli olarak deprem bölgesindeki kişiler, ikincil olarak da diğer herkes travmaya maruz...








