GÜVEN VEREN ŞİRKETLER KAZANIR
Kurumsal kimlik, bir kurumun uzun vadeli stratejik planlarına ulaşabilmesi için uyguladığı yaklaşım ve felsefesidir. Müşterileri, çalışanları ve tüm paydaşları ile ilişkilerinde bu yöntemleri aksatmadan uygulaması gerekir.
Bir kurumun kimliği, imajı, kim olduğu, ne yaptığı ve nasıl yaptığı kurumun içerisinde yaşattığı kültür ve çalışanlarına olan yaklaşımına da yansır. Gözle görülmeyen ancak kurumun içine girdiğinizde hissedebileceğiniz kurum kültürünü güven temeline oturtmak zor ancak bir o kadar da önemlidir. Görülmeyen ve yazılı olmayan kurallar kurumlarda davranışlar ile kendini gösterir. Bu yazıda özellikle kurum kültüründe güveni ön plana alan şirketler ve onların yöneticileri üzerinde duracağız.
Pek çok kurum, çalışanları için adaleti sağlamanın eşit imkânlar sunmaktan geçtiğini düşünür ve uygulamalarını buna göre düzenler. Oysa adalet, yalnızca herkes için aynı aracı, yolu veya yöntemi sunduğunuzda sağlanmış olmaz. Özellikle de yöneticiler tüm çalışanlarına eşit davrandığını kimse için bir ayrıcalık yapmadığını savunur. Acaba tam olarak yapılması gereken bu mudur?
Bu açıdan bakıldığında günümüzde kurumlar ve yöneticiler herkes için aynı ve benzer uygulamaları yapmaktansa kişisel dokunuşu olan, çalışanı yakından tanıdığını gösteren ve ona kendisini değerli hissettirecek uygulamaların peşinden koşmaktadır.
İster kuşak farklılıklarından ister modern zamanın beklentileri yükseltmesinden olsun, şu bir gerçek ki hemen herkes kendini özel hissetmek istiyor. Farklılıklarının anlaşılmasını, ayırt edici özelliklerinin görünür olmasını ve bunların kabul görmesini fazlasıyla önemsiyor.
Bir yönetici, çalışanını motive eden faktörleri bilir ve buna uygun şekilde davranırsa, sadece çalışanı mutlu etmekle kalmaz, kuruma olan bağlılığını da pozitif etkiler. Bu da güven kültürünü pekiştirir. Çalışanlarını önemseyen, iş dışında kişisel olarak da onlarla ilgilenen, güven ilişkisi kuran yöneticiler hem ekip yönetiminde hem de şirket yönetiminde başarıyı yakalayacaklardır.
Herkesin eşit ve aynı olmadığından yola çıkarak çalışanların birbirinden farklı yetenek, beklenti ve hatta öğrenme biçimlerine sahip olduğunu da göz ardı etmeden güven kültürünü iş yerinde de sağlamak mümkündür. Örneğin; herkesin öğrenme biçimlerinin birbiri ile aynı olmadığını düşünürsek bazı eğitimleri online, bazılarını sınıf içi, bazılarını ise oyunlaştırılmış metotlarla şekillendirmemiz gerekebilir. Bu da çalışanları yeterince tanımaktan, anlamaktan ve dinlemekten geçer.
Güven veren bir iş yerinde çalışmak çalışanların gözünde çok önemli ve değerlidir.
Kurum kültürünü güven temelinde inşa eden kurumlarda çalışanın yaşına, cinsiyetine, cinsel yönelimine veya milliyetine bakılmaksızın herkese adil davranılır. Bu kurumlarda yöneticiler, terfiden günlük iş yaşamındaki davranışlarına kadar tüm çalışanlara tarafsız ve adil bir biçimde yaklaşır. Herkesin söz hakkı vardır. Fikir geliştirebilen kurumlarda da inovasyon artar. Bunun sonucunda da uzun vadede şirketin ekonomik performansı artar.
Burada en büyük görev yöneticilere düşmektedir. Sistemler hayatı kolaylaştırır ancak yöneticiler, güven veren davranış ve yaklaşımları ile bunları çalışanlar için doğru ve etkin bir iletişim ile uygulamaktan sorumludur.
Burcu Pekgüzel - DBE Kurumsal Gelişim Merkezi
Benzer İçerikler :
Beynimizin gerek psikolojik, gerekse beden sağlığımızı korumak için elinden geleni yaptığını ve daha pek çok işlevi ne denli muhteşem bir orkestrasyon...
Mobbing kelimesi Latince’de psikolojik ve duygusal şiddet, baskı, kuşatma, taciz etmek, rahatsızlık ve sıkıntı vermek anlamına gelir. İş yerinde bazen ...
İşsizlik bireyleri yalnızca finansal olarak etkilemez. İşsizliğin bireyler üzerindeki etkilerini incelerken hem finansal hem de sosyolojik ve psikolojik ...
Bir takımı oluşturan herkes o takımın bir parçasıdır ve hepsinin ayrı önemi/değeri vardır. Aynı projeyi ya da aynı işi yapacak olsalar bile, o işi çok iyi ...
İlginizi Çekebilir :
Genel olarak andragoji terimi ile ifade edilen yetişkin eğitimi tek kalıba uyan bir model değildir. Çocukların öğrenmesi için çeşitli tekniklere ihtiyaç olduğu ...
“Organizasyonlar değişmez. İnsanlar değişir.” Şirketinizde performansı artırmak, fırsatları değerlendirmek veya önemli sorunları ...
İnsanı insan yapan nedir? Konuşabilme becerisi mi? Yoksa düşünebilmesi mi? Ya da topluluk olarak yaşamayı becerebilip, kentler kurması ve bu kentleri yakıp...
“GÜÇLÜ OLAN DEĞİL FARKLILAŞAN YAŞAR, FARKLILAŞMAYAN YOK OLUR.” Sosyal nitelikli varlıklar olarak grup halinde yaşamak ve bir gruba ait olmak ...








