Tükenmişlik Sendromu
Çok uzun süreli yoğun ve stresli çalışma neticesinde kişinin fiziksel, duygusal ve davranışsal olarak tükenmesi, duyarsızlaşması, hiç bir şey yapmak istememesi olarak açıklayabiliriz.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), “Tükenmişlik Sendromunu” resmen mesleki deformasyon olarak tanımladı. DSÖ, işle ya da işsizlikle bağlantılı sorunlar başlığı altında yer alan sendrom için ‘başarıyla yönetilemeyen kronik iş yeri stresi' ifadesini kullandı.
Tükenmişlik Sendromunun belirtilerinden bazıları; yorgunluk hissi, baş ağrısı, çarpıntı, uykusuzluk, iştahta değişiklik, vb fiziksel olabilirken aynı zamanda umutsuzluk, başarısızlık ve güçsüzlük hissi, gerginlik, sinirlilik, insanlardan uzaklaşma gibi duygusal ve zihinsel belirtiler şeklinde de olmaktadır.
Çok yoğun ve stresli ortamlarda çalışan, takdir görmeyen, birebir insan ilişkisinin yoğun olduğu, hizmet sektöründe çalışan kişilerde daha çok görülmektedir. Örneğin sağlık personelleri (hemşire, hastabakıcı, vb), Çağrı Merkezi çalışanları vb.
Geçen yıl Gallup tarafından yapılan bir araştırma, her dört çalışandan birinin ‘her zaman ya da sık sık' tükenmiş hissettiğini ortaya koymuştu. Yüzde 44 ise ‘bazen' tükenmiş hissettiğini söylemişti. Bu oranlar gerçekten oldukça yüksek.
Günlük stres yada yorgunluklar daha ziyade yaşanan olumsuz bir olayla/durumla ilgilidir. Genellikle bununla başa çıkmayı beceriyoruz. Bazı kişiler daha kolay bazı kişiler daha zor başa çıkabiliyor ama bitiyor. Bu kişilik özelliği ile ilgili. Ancak kişinin tükenmişlik sendromunu yaşaması biraz daha uzun süreli, tüm hayatını etkileyen, enerjisinin bitmesine ve hiç birşey yapmak istememesine ve yapmamasına neden olan bir şey.
Araştırmalar, Türkiye’de ve dünyada iş yerinden memnun olmayan ve tükenmişlik sendromu yaşayanların sayısının gittikçe arttığını, bundan kaynaklı ekonomik maliyette de artış olduğunu söylüyor. Yine araştırmalara göre, tükenmişlik sendromunu önlemeye yönelik hamleler, bu kayıplardan çok daha az maliyetli.
DSÖ, tükenmiş sendromu ifadesini Uluslararası Hastalık Sınıflandırması listesine aldı. Böylece tükenmişlik sendromu 2020 itibariyle küresel olarak tıbbi bir bozukluk olarak tanınacak. Artık doktorlar bu semptomları tespit ettikleri hastalarına resmi olarak ‘tükenmişlik sendromu' tanısı koyabilecek.
Örgüt ayrıca, sendromun tamamen işle bağlantılı olduğunu ve hayatın diğer alanlarının neden olduğu semptomları tanımlamak için kullanılmaması gerektiğini özellikle belirtti.
Kişi tükenmişlik sendromuna girmemek için çok stres yaşadığı ortamlarda bu stresini yönetmeyi, başa çıkmayı öğrenmeli, çok mükemmelliyetçi olmamaya çalışmalı, hata yapmaya da açık olmalı, gerçekçi hedefler koymalı, memnuniyetsizlik yaşadığı şeylerin neler olduğunu fark ederek yapabiliyorsa bunları değiştirmeye çalışmalı. Bunların yanı sıra kendine zaman ayırmalı ve keyif alacağı aktivitelerde bulunmalı, gerekiyorsa iyi bir tatil yapmalı, iş-özel yaşam dengesini iyi kurmalı.
İş güvencesinin olmaması, işsiz kalma korkusu, olumsuz ve stresli bir çalışma ortamı fiziksel ve ruhsal sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Yöneticilerin ve işverenlerin çalışanları destekleyici yaklaşımları, iyi bir çalışma ortamı oluşturma çabaları çalışanların ruh sağlığını koruyor ve verimliliği yükseltiyor.
Şirketler de çalışanlarının tükenmişlik sendromu yaşamamaları, bu nedenle motivasyon ve performans kaybına uğramamaları için önlem almalı, şirket politikalarını buna göre yapılandırmalılar. Çalışanlar değer gördüklerini bilmeli, ulaşılmaz hedefler, bitmez tükenmez mesailer ile çalışmamalı..
Ayşegül Horozoğlu Psikolog, ACC Profesyonel Koç - DBE Kurumsal Gelişim Merkezi Yöneticisi
Benzer İçerikler :
Doğası gereği bazı işlerin daha net sınırları vardır, ancak bazı işlerdeyse bu sınırlar çok belli olmayabilir. Bu sınırlar belli olmadığında da iş dışındaki ...
Artan Teknoloji Kullanımı, İnternet, Facebook, Twitter vs. İnsanları Yalnızlaştırıyor Artan teknoloji kullanımının insanları yalnızlaştırmasının ana ...
Öncelikle diğer uygulamalarla fazlaca karıştırılan “iş rotasyonu” kavramının tanımını yapmamız gerekir. İş rotasyonu; örgütlerde üst, orta ve alt ...
Konuşmama, sizlere ücretsiz olarak, hayata dair bir püf noktası vererek başlamak istiyorum. Bunun için sizden istenen tek şey ise duruşunuzu iki dakikalığına ...
İlginizi Çekebilir :
Genel olarak andragoji terimi ile ifade edilen yetişkin eğitimi tek kalıba uyan bir model değildir. Çocukların öğrenmesi için çeşitli tekniklere ihtiyaç olduğu ...
Türkiye'de 15-55 yaş arasındaki nüfusta ene yaygın hastalıklardan içinde depresyonun ilk beşte yer aldığını söyleyen DBE Davranış Bilimleri ...
Öncelikle pasif-agresif davranış genel bir tutumsa, kolay değişmeyeceği bilinmeli. Çocukluktan gelen ve otomatik hale gelmiş bu davranış biçimi kişilerin ...
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nü kısaca tanıtıp, koçluk alanındaki faaliyetinizden bahseder misiniz? 35 yılı aşkın deneyimi ve çözüm...









